02-Bakara süresi (17-24)


Açıklama: Kırık Mânâlı Kur'an-ı Kerim 02-Bakara süresi 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. 24. ayetleri
Kategori: Kırık Manalı Kuran-ı Kerim
Eklenme Tarihi: 02.Ekim.2010
Geçerli Tarih: 20.Kasım.2017, 22:08
Site: Tefsir Oku
URL: http://www.tefsiroku.com/haber_detay.asp?haberID=995


17. Ayet

مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِى اسْتَوْقَدَ نَارًا فَلَمَّا اَضَاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ فى ظُلُمَاتٍ لاَ يُبْصِرُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

مَثَلُهُمْ

meseluhum

Onların misali (acayip halleri)

كَمَثَلِ الَّذِى

ke meseli llezi_

ne gibidir? o kimsenin misali (hali) gibidir ki;

اسْتَوْقَدَ

(i)stevkada

yaktı (tutuşturdu)

نَارًا

naran

neyi? ateşi

فَلَمَّا اَضَاءَتْ

fe lemma ada_at

vakta ki ( o zaman ki), o ateş aydınlattı

مَا

ma_

neyi? o şeyi ki;

حَوْلَهُ 

havle hu

onun (ateşin) etrafındadır.

ذَهَبَ

zehebe

giderdi

اللّٰهُ

Alla_hu

Allah celle celaluhu

بِنُورِهِمْ

bi nu_ri him

onların nurlarını

وَتَرَكَ

ve tereke

ve bıraktı

هُمْ

hum

onları

فى ظُلُمَاتٍ

fi zuluma_tin

karanlıklar içinde

لاَ يُبْصِرُونَ

la_ yubru_n

görmez oldukları halde.

18. Ayet

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْیٌ فَهُمْ لاَ يَرْجِعُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

صُمٌّ

summun

Sağırlardır

بُكْمٌ

bukmun

dilsizlerdir

عُمْیٌ

'umyun

körlerdir

فَهُمْ

fe hum

bu sebeple onlar

لاَ يَرْجِعُونَ 

la_ yerci'u_

hidayete  dönemezler

19. Ayet

اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَاءِ فيهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ فى اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِ وَاللّٰهُ مُحيطٌ بِالْكَافِرينَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

اَوْ

ev

Veya

كَصَيِّبٍ

ke sayyibin

şiddetle boşanan bir yağmur gibidir

مِنَ السَّمَاءِ

minessema_i

öyle yağmur ki; gökten inen

فيهِ

fi hi

yine öyle yağmur ki;? onda vardır

ظُلُمَاتٌ

zuluma_tün

ne? karanlıklar

وَرَعْدٌ

ve ra'dun

daha? ve şiddetli gök gürültüsü

وَبَرْقٌ 

ve barkun

daha ve şimşek

يَجْعَلُونَ

yec'alu_ne

yapıyorlar (tıkıyorlar)

اَصَابِعَهُمْ

asa_bi'a hum

neyi? parmaklarını(n uçlarını)

فى اٰذَانِهِمْ 

fi a_za_ni him

nereye? kulaklarına

مِنَ الصَّوَاعِقِ

minessava_'ıkı

neden? yıldırımlardan

حَذَرَ الْمَوْتِ

hazara lmevti

ne için? ölümden sakındıkları için

وَاللّٰهُ

valla_hu

halbuki Allah celle celaluhu

مُحيطٌ

muhıtun

kuşatıcı (kaplayıcı,çevreleyici) dır

بِالْكَافِرينَ

bi lkafiri_n

o kafirleri

20. Ayet

يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْ كُلَّمَا اَضَاءَ لَهُمْ مَشَوْا فِيهِ وَاِذَا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُوا وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدِيرٌ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

يَكَادُ

yeka_du

Yakın oluyor (az kalsın)

الْبَرْقُ

(e)l barku

o şimşek

يَخْطَفُ

yahtafu

kapacak (kapıp alıverecek) 

اَبْصَارَهُمْ

absara hum

neyi? gözlerini

كُلَّمَا اَضَاءَ

kullema_ ada_ a

her ne zaman ki; ziya verir (o şimşek çakar)

لَهُمْ

le hum

kim için? onlar için

مَشَوْا 

meşav

yürürler

فِيهِ

fi hi

nerede? onda (şimşek çakmasından dolayı çıkan ışığın aydınlattığı yolda)

وَاِذَا اَظْلَمَ

ve iza_ azlama

karardığı zaman

عَلَيْهِمْ

'aleyhim

onlar üzerine

قَامُوا

kamu_

dikilirler

وَلَوْ شَاءَ

ve lev şa_a

ve eğer dileseydi

اللّٰهُ

(a)lla_hu

kim? Allah celle celaluhu

 لَذَهَبَ

le zehebe

elbette giderirdi

بِسَمْعِهِمْ

bi sem him

neyi? kulaklarını (işitme duyusunu)

 وَاَبْصَارِهِمْ

ve absa_ri him

daha ve gözlerini (görme duyusunu)

اِنَّ اللّٰهَ

innAlla_he

muhakkak Allah celle celaluhu

عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ

'ala külli şeyin

her şey üzerine

قَدِيرٌ

kadi_r

ziyade kadir (gücü yeten)

21. Ayet

يَا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذى خَلَقَكُمْ وَالَّذينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

يَا اَيُّهَا النَّاسُ

ya eyyuhen nasü

Ey İnsanlar !

اعْبُدُوا

(U)'budu_

ibadet edin (kulluk edin)

رَبَّكُمُ

rabbe küm

kime? Rabbinize

الَّذِى

(e)llezi_

öyle (Rabbiniz) ki;

خَلَقَ

halaka 

yarattı

كُمْ

küm

kimi? sizi

وَالَّذينَ  

vellezine

ve (daha) o kimseler ki;

مِنْ قَبْلِكُمْ

min kabli kum

sizden öncedirler (sizden önce yaşamış)

لَعَلَّكُمْ

le'alle kum

umulur ki siz

تَتَّقُونَ

tetteku_n

sakınırsınız (takva sahibi olursunuz)

22. Ayet

اَلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ اْلاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَاءَ بِنَاءً وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَاَخْرَجَ بِهِ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْ فَلاَ تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

اَلَّذِى

ellezi_

Öyle (Rabbiniz) ki;

جَعَلَ

ca'ala

yaptı

لَكُمُ

lekümü

sizin için

اْلاَرْضَ

(e)l arda

neyi? yeri (yeryüzünü)

فِرَاشًا

fira_şen

bir döşek

وَالسَّمَاءَ

vessema_ a

Ve göğü de (yaptı)

بِنَاءً 

bina_en

bir bina (yüksek tavan)

وَاَنْزَلَ

ve enzele

ve indirdi

مِنَ السَّمَاءِ

mine ssema_i

o gökten

مَاءً  

ma_en

suyu (yağmuru)

فَاَخْرَجَ

ve ahraca

ve çıkarttı

بِهِ

bi hi

onun(suyun) sebebiyle

مِنَ الثَّمَرَاتِ

minessemera_ti

meyvaların bazısını

رِزْقًا

rızkan

rızıklandırmak

لَكُمْ

le küm

sizin için

فَلاَ تَجْعَلُوا

fe la tec'alü_

öyleyse yapmayın

لِلّٰهِ

lillahi

Allah-u Teâla için

اَنْدَادًا

enda_den

eşler (ortaklar)

وَاَنْتُمْ

ve entüm

halbuki siz

تَعْلَمُونَ

ta'lemu_n

biliyorsunuz.

23. Ayet

وَاِنْ كُنْتُمْ فِى رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَاْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِهِ وَادْعُوا شُهَدَاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

وَاِنْ كُنْتُمْ

ve in küntüm

Eğer olduysanız

فِى رَيْبٍ

fi_ raybin

şüphe içinde

مِمَّا

mimma_

o şeyden (Kuran-ı Kerim'den) ki;

نَزَّلْنَا

nezzelna_

parça parça indirdik

عَلٰى عَبْدِنَا 

'ala_ 'abdina_

kulumuz (Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem) üzerine

فَاْتُوا

fe-tü_

Getirin (meydana getirin)

بِسُورَةٍ

bi sü_retin

bir süreyi

مِنْ مِثْلِهِ

mim mislihi

onun (Kuran-ı Kerim'in) mislinden olucu

وَادْعُوا

ved'u_

ve çağırın

شُهَدَاءَكُمْ   

şuheda_e küm

şahitlerinizi (yardımcılarınızı)

مِنْ دُونِ اللّٰهِ

min dunillahi

Allah-u Teâla'dan başka

اِنْ كُنْتُمْ

in küntüm

eğer olduysanız

صَادِقِينَ

sadikı_n

sadıklar (doğru söyleyenler)

24. Ayet

فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّتِى وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ اُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ

Arabcası

Okunuşu

Mânası

فَاِنْ

Fe in

Ya Eğer

لَمْ تَفْعَلُوا

lem tef'alu_

yapamazsanız

وَلَنْ تَفْعَلُوا

ve len tef'alu_

elbette hiç bir zaman yapamayacaksınız

فَاتَّقُوا 

fetteku_

Ya da sakının (korkun)

النَّارَ

(e)nna_ra 

ateşten

الَّتِى

(e)lleti_

öyle ateş ki;

وَقُودُهَا 

vaku_du ha

onun tutuşturucusu (yakacağı)

النَّاسُ

(e)nna_sü

insanlardır

وَالْحِجَارَةُ

vel hicaratü

ve taşlardır

اُعِدَّتْ 

ü'iddet

hazırlandı

لِلْكَافِرِينَ

lil kafiri_n

kimler için? kafirler için

viagra pas cher kamagra pas cher viagra achat kamagra 100mg kamagra 100 viagra generique cialis en ligne cialis pas cher kamagra 100mg cialis pas cher viagra femme viagra sans ordonnance cialis 20mg kamagra now kamagra 100 kamagra gel levitra generique levitra en ligne